- Posts tagged Twitter
- Explore Twitter on posterous
Twitter takipçileriniz oyuncak değil, onlara saygı gösterin!
Çok taze bir olay.. Emre Aydın'ın twitter hesabındaki tüm kişisel tweetler silindi. Ve Emre Aydın'a sosyal mecralarda destek veren kişi tarafından bir açıklama geldi:
Emre Aydın'ın takipçileri artık, belli bir süreliğine de olsa, emre_aydın hesabından gönderilen tweetlerin Emre Aydın'a ait olmadığını ve bir başkası tarafından yazıldığını bilecek. Sebebi; yoğunluk, yeni albüm çalışması.
Bu kadarla kalsa iyi. Bu olaya Cüneyt Özdemir ve Oray Eğin çok büyük tepki gösterdiler. Kendilerinin Twitter polisliğine soyunmaları doğru olmayabilir. Fakat söyledikleri doğru:
Özellikle Oray Eğin'in Tweetleri ders niteliğinde olmuş. Evet, Emre Aydın istediği gibi kullanabilir Twitter hesabını. Fakat bu Twitter'ın mantığına ters. Takipçileri ile kurduğu samimi iletişim bir anda bulut oldu. Üstüne üstlük tüm tweetleri silinmiş, sadece haber bülteni gibi konser duyuruları kalmış. Bunları yapan kişi, Emrah isimli, ünlülere sosyal medya hizmeti veren bir şahıs. Ne kadar güzel bir hizmet; tüm tweetleri sil, sadece konser duyurusu yap: Al sana Twitter iletişimi...
Demek ki neymiş:
1- Sanatçı veya marka fark etmez, her zaman profesyonellerle çalışmalısınız
2- Size danışmanlık yapan kişinin aldığı kararları, sizi yönlendirmelerini sorgulamalısınız
3- Twitter takipçileriniz oyuncak değil, onlara saygısızlık yapmamaya özen göstermelisiniz
4- Emre Aydın'ı zaten sevmezdim. Şarkılarında ağlayıp duruyor. Bu olay üstüne anlıyorum ki sevilecek bi tarafı da yokmuş.
Hiç Yazmamak, Kötü Yazmaktan Daha İyidir
Türkiye'de yerleşik bir anlayış vardır: Reklamın iyisi kötüsü olmaz diye.. Olur efendim. Eğer ürününüzün iletişimi riskli ve hassas bir iletişimse reklamın ve iletişimin kötüsü olur.
Daha önce siyasi liderlerin Twitter'ı kullanmalarıyla ilgili bir yazı yazmıştım. Twitter'ı kullanmış olmak için değil, doğru düzgün, bir bilene danışarak kullanmak gerekiyor. Özellikle söz konusu bir siyaset adamıysa. Çünkü siyasi iletişimin çok hassas dengeleri vardır.
Bu yazıya gelen bir yorumda şöyle deniyor:
Hiç yazmamaktan iyidirBu mantık Online Siyaset İletişimi için doğru değil. Internet kontrolü çok güç bir mecra. Bu sepeble riski çok yüksek. Aynı zamanda siyaset çok hassas bir konu. Tüm bunları birleştirince yazmamak, kötü yazmaktan çok daha iyi bir seçim. Eğer internet üzerinden sağlıklı bir iletişim kuramıyorsanız, hiç kurmayın! Çünkü negatif etki çok daha hızlı yayılır. İnsanlar olumsuz şeyleri, olumlulara göre 3 kat daha fazla paylaşıyor internet ortamında.
Twitter da 1. Tekil Şahıs Kullanmak
Türkiye'deki siyasilerin Twitter hesaplarında hep aynı şeyle karşılaşıyorum. Bazen 1. ağız, bazen de 3. ağız kullanılıyor.
Aslında Twitter'da değil, tüm iletişim araçlarında geçerli bu kural.. Sürekli tek bir ağızdan konuşmalısınız. Ağızdan kastım; 1. tekil şahıs veya 3. tekil şahıs tabii ki. Öykücülükle az çok uğraşmış olanlar bilirler. Bir şey yazarken bu iki ağızdan birini kullanırız.
Türkiye'den 3 kişiyi takip ediyorum:
Tayyip Erdoğan: Hep 3. ağız.. Sanki birini parayla tutmuş, o başbakan adına yazıyormuş gibi bir izlenim uyanıyor. Madem kendi adına "verified" bir hesabın var, o zaman başkası yazmasın, sen yaz. Fake account olsa diyeceğim ki sempatizanın teki yazıyor.. Ama durum official! Bir siyasi için en kötü Twitter iletişim methodu.
Abdullah Gül: Bazen aramızdan biri gibi yazıyor. Bazen de 3. şahıs ağzı kullanılıyor. Takipçilerinin kafasını karıştırıyor.
Ahmet Davutoğlu: Twitter'ı en düzgün kullanan kişi. Ama onun da 140 karakterle ilgili problemleri var, genelde sığdıramıyor, 2-3 parçaya bölüyor yazmak istediklerini :) Ama takip ettikçe gerçekten onun yazdığındann emin oluyorsunuz. Bir Twitter takipçisinin de en fazla önemsediği şey budur işte.
2010 İçin 6 Sosyal Medya Trendi
Geçenlerde Harvard Business Review Blogunda yayınlanan David Armano'nun "2010 yılındaki 6 Sosyal Medya Trendi" başlıklı yazısını okumuştum. Bu 6 trendi şöyle belirlemiş;
1- Sosyal Medya Daha Az Sosyal Görünmeye Başlıyor (Social media begins to look less social)
Sosyal Medya kullanımı inanılmaz hızlarla artıyor. Bunu artık kanıtlamaya gerek yok. Facebook, Twitter, FriendFeed, Youtube gibi araçların büyüme hızları ortada. Ve artık sadece profesyoneller değil, bu tip işlerle alakası olmayan insanlar da sosyal medyanın bir parçası haline gelmeye başladılar. Bunun sonucunda arkadaş listeleri genişliyor, Sosyal Medya'nın hacmi artıyor.
Sosyalleşmek insan ilişkilerinin artmasıyla doğru orantılıdır. Fakat bu hacim artışı sonucu artık listelerimizi temizliyoruz. Facebook'taki arkadaşlarımızı ayıklıyoruz. Twitter'da listeler oluşturuyoruz. Ve ne oluyor? Sosyal Medya bizi daha az sosyalleşmeye itiyor. Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta; bu sosyalliğin kalitesi!
Hürriyet "Tiwetter"lamaya kararlı...
Hürriyet... Hani şu bir zamanlar Alexa'da zirveye oynayan, uluslararası arenada sayfa görüntüleme sayısıyla tüm gazeteleri geride bırakan, yaptığı bilişim ataklarıyla 'öncü' olmaya çalışan...
Hürriyet her ne kadar bilişim konusunda bir şeyler yapmaya çalışsa da şimdilik bunun içinin boş olduğunu düşünüyorum. Neredeyse tam sayfa yapılan bir haberde "Abstract" kısmına Twitter'ı "tiwetter" olarak yazan, Fortune 500 şirketlerine oynayan bir internet şirketinin benim nezdimde Tweety'i çağrıştırmasına sebep olan bir gazete.
Ve eminim bu haberi yazan kişi Twitter'ın ne halta yaradığını dahi bilmiyodur!
Twitter Nasıl Para Kazanacak?
Uzun zamandır sıcak bir tartışma konusu, bu kadar kullanıcısı olan twitter(rakamlar aşağıda) nasıl olur da çok yüksek miktarlar kazanamıyor? Ya da Twitter'ın çok para kazanması için yapması gerekenler ne.. Kimler mi tartışıyor, işte bir örnek:
77 Ways Twitter Could Make Money*
Bunlar da Twitter ile ilgili birkaç ilginç rakam**:
- Mevcut üyelerin %72.5'i 2009'un ilk 5 ayında kayıt olmuş.
- Üyelerin %85.3'ünün günlük Twitleme oranı 1'in altında.
- Kullanıcıların %21'i hiç twitlememiş.







