Türkiye'den Diego Geçti

Media_httpafsinavcico_yazfy
Diego (Hernandez), SponsorPay'den bir arkadaşım. Her ne kadar henüz yüz yüze tanışmış olmasak da mailler aracılığı ile çok fazla muhabbet etmişizdir. İş dışında ayrıca, Diego'nun kendi çabalarıyla Türkçe öğrenmeye çalışması, aramızdaki mail trafiğini artıran en önemli sebepti. Ocak ayında kız arkadaşıyla beraber İstanbul'u ziyaret etti Diego. Dediğine göre hayatında en çok yapmak istediği şeylerden biriymiş bu. Ben de İstanbul izlenimlerini benimle Türkçe olarak paylaşmasını ve hatta bunu blogumda yayınlamak istediğimi söyledim. O da kırmadı, bir şeyler karaladı. İşte Diego'nun gözünden İstanbul:

Read the rest of this post »

İşte İş Aramak

Çoğu şirkette Facebook, Friendfeed, Twitter yasak.. Kimileri bunu doğru buluyor, kimisi de özgürlüklerin kısıtlanması olarak bakıyor. Ben bu konuya girmeyeceğim. Çok çetrefilli. Onun yerine çalışanlara uygulanan Kariyer Engellemesinden bahsetmek istiyorum.

Media_httpwwwmattbari_bqtge
Geçenlerde 3 büyük telekominikasyon şirketinde çalışan bir arkadaşım görevi gereği kendi şirketinin sitesindeki kariyer sayfasına giriyor, iş ilanlarını kontrol etmek için. Fakat şirketin iş ilanlarını göremiyor. Sayfa Job Search filtresine takılıyor.

Çalışanın sosyal medyada zaman geçirip verimliliğini düşürmesini geçtik.. Şirket diyor ki, ¨Benim sana para ödediğim zaman içinde iş arayamazsın! Kariyer sitelerine göz atamazsın!¨ Konuyu HR uzmanı olan İpek Aral Kişioğlu'na da açtım. Görüşlerini merak ettim:
Çok ilkel bir davranış elbette. İş arayacak olan zaten "arar". Diğer taraftan burada şirket biraz da çalışanına mesaj vermek istemiş olabilir: Hem benim ofisimde oturup, benim kaynaklarımı kullanıp, bir de benim sana verdiğim bilgisayar ile iş arayamazsın. İş arayacaksan git evinde ara. Benim senden kiraladığım vakti kullanma. Ben esprili bir yaklaşım da görüyorum açıkçası :)
Siz ne düşünüyorsunuz?

Odak Kaybetmek

Bu yazıyı Ahmet Kırtok'un yazdığı Odak Sorunu'na ithafen yazıyorum aslında. Kırtok önce Odak sorunun internet sektöründe çalışan bir insan için ne anlama geldiğinden ve sonra da kendi odak sorunlarından bahsetmiş. Yazıyı okuyunca şunu fark ettim: Odak Sorunu internetle uğraşan herkes için çok ciddi bir problem. Eğer bir sanayi şirketinde üretim yapıyor olsaydık, dikkatimizin dağılması bu kadar mümkün olmayabilirdi. İnternette ise dikkat dağıtacak o kadar element var ki.. Özellikle sosyal iletişim araçları buna çok fazla sebep oluyor. Sonrasında da RSS okuyucumuz. Bazen insanın içinden hiçbir şey yapmak gelmiyor. Çünkü bu bilgi bombardımanında yoruluyoruz. Heyecanımızı ve motivasyonumuzu hep üst düzeyde tutmak imkansız.
Media_httppetelaburnf_prujo
Odak sorunu yaşadığınızda önüne geçebiliyor musunuz? Ben bazı zamanlarda başarıyorum bunu. Çözümüm şu; yapmam gereken işten çok alakasız bir şeyle uğraşmak:
  • Film - Dizi izlemek
  • Kitap okumak
  • Dışarıya bir kahve - çay içmek için çıkmak
  • Müzik arşivimle uğraşmak
Bu tip işler yapmam gerekenlerden çok farklı. Yani bunlarla uğraştığımda asıl yapmam gereken işi aklımdan geçirmiyorum bile. Bu sayede az da olsa beynim rahatlıyor. Farklı bir işe odaklanıyorum. Sıkıcı olmayan ve yapmak konusunda zorunlu olmadığım. Sonra bu alakasız uğraşı bitirdiğimde asıl işime odaklanmak daha kolay oluyor. Ben bu ekstra uğraşı(mesela film izlemek gibi) bir zaman kaybı olarak görmüyorum. Çünkü diğer türlü odaklanamadığım bir işte zaman kaybetmek daha can sıkıcı. Düşünün, önünüzde To-Do listiniz. 2 saat boyunca bir maddeyi silmeye çalışıyorsunuz. Ama odağınızı toplayamadığınız için yarım yamalak uğraşıyorsunuz hepsiyle. Bunun yerine o iki saat boyuncu sizi rahatlatacak, az da olsa beyninizi ferahlatacak bir şeylerle uğraşın. 2 saat sonra döndüğünüzde to-do listinize daha sağlıklı bakıyor olursunuz.

Girişimci Günlüğü

Media_httpafsinavcico_abdqh
Yeni bir blogdan bahsetmek istiyorum: GişimciGunlugu.Com Benim de yazarları arasında bulunduğum yeni açılan bir blog bu. Amacı, Türkiye'de internet girişimi gerçekleştirirken karşılaşılan sorunlar, girişimi gerçekleştirmede izlenebilecek yollar ve ülkedeki internet girişimleriyle ilgili yenilikler - haberler... Henüz çok yeni... O kadar yeni ki daha 4-5 yazı var. Yazılar makaleden ziyade günlük dilde. Kişisel tecrübeler ve tavsiyeler şeklinde. Umarım konuyla ilgilenenlere bir faydası dokunur. Keyifle okumanız dileğiyle..

Türkiye'de İnternet Sektöründe 29 Eylül Bir Dönüm Noktası Sayılabilir mi?

Dün kişisel bir proje için Cem Sertoğlu ile konuşma fırsatım oldu. Kendisi Grupanya'nın yatırımcılarından. Grupanya da dahil olmak üzere Türkiye'deki tüm grup satınalma ve private shopping sitelerini hem müşteri olarak hem de bir internet profesyoneli olarak takip ediyorum. Zaman zaman gerçekleşen satışların hacimleriyle ilgili bilgim oluyor. Dün Cem Bey, Grupanya için ve hatta internet pazarımız için yeni bir sayfa açıldığından bahsetti. Bunun sebebi Grupanya'da satışa sunulan Turkuazoo kampanyası. Gün sonu itibariyle 17040 adet kupon satılmış. Şu ana kadar Türkiye'de organik olarak(1 tlye sinema biletlerini ayrı tutuyorum) satılan maksimum kupon sayısı 4500 civarında ve yine Grupanya'ya ait.
Media_httpafsinavcico_fatoa
Bu ne anlama geliyor? Rakamsal olarak baktığımızda bugünkü kampanya çok büyük bir sıçramanın ifadesi. Türkiye'de online alışveriş trendi artıyor.. Hızla artıyor. İvme çok kuvvetli. Ben de yakında bu ivme ile beslenecek ve aynı zamanda bu ivmeyi güçlendirecek kişisel bir projeyi açıklayacağım.

Sosyal Medya Adamın İflahını Şaşırtıyor!

Türkiye'de Sosyal Medyayı offline hayattaki iletişimle destekleyen insanların bence yaşadığı bir sıkıntıdır bu.. Bu camiadan kiminle ne zaman nerede görüştüm hatırlamıyorum. Hangisini Retweet ettim, ya da Reply ettim bilmiyorum. Hangi eventte kiminle karşılaştım.. Bu karşılaştığım kişinin hangi hesaplarını takip ediyorum.. Sosyal Medya'da tanıyıp da mı offline ortamda görüştüm yoksa offline ortamda tanıştıktan sonra mı Sosyal Medya'da takip etmeye başladım...
Sosyal Medya ilişkilerimizi de track eden bir servis olsa ya :)

Markalar, Ajanslar; Bloggerlara Bunu Yapmayın!

Kaçıncı oldu hatırlamıyorum. Birkaç marka ve ajans ChatterboxTR'daki iletişim formundan bana ulaşıyorlar. Belli bir ürün ya da servis hakkındaki basın bültenini, blog'umda paylaşmam için yolluyorlar. Neden kızıyorum? 1. ChatterboxTR ürün ya da servislerden bahsedilecek bir blog değil. Önce bir blog'a göz atın, sizin markanızla ilgili bir şeyler burada yayınlanır mı diye bir sorun kendinize. Ondan sonra yollayın mesajınızı. 2. Direkt olarak bloggera; "Bakın böyle bir markanın şöyle bir ürünü var. Basın bülteni ve görseller de ekte. Anladın sen onu." demeyin! Böyle derseniz, şayet ki doğru düzgün bir bloggersa, o kişi bu konu hakkında pozitif düşünceler yerine negatif görüşlerini yayar. Benim şimdi yapacağım gibi. Mail ContactPlus tarafından gönderildi. Marka ise Özsüt. Hayatta sevdiğim iki pasta var, bir tanesi Özsüt'ün Aynası, diğeri de Venüs'ün karamelli pastaları. Ama bu hareketle Özsüt 1 puan geriye düştü. Buyrun mailin ekran görüntüsü(Büyütmek için tıklayın):
Media_httpafsinavcico_gtmde
Olan Özsüt'e oluyor.. Aradaki PR ajansı böyle bir hata yapınca ben PR ajansıyla ilgili değil, Özsüt'le ilgili konuşuyorum doğal olarak. Peki ne yapmak lazım? Yukarıda da söyledim: Önce bir blog'a göz atın, sizin markanızla ilgili bir şeyler burada yayınlanır mı diye bir sorun kendinize. Ha bir de "Bu bloglar çok iyi bir pazarlama-tanıtım amacı. Beleş ne güzel. Biz de bir şeyler yapalım mı bu konuda?" şeklinde sığ dileklerle markaların ajanslara yaklaşmaması gerekir. P.S: Kimileri bu maildeki ajansı ve markayı açık seçik yazmama kızabilir. Halbuki gizlemek yanlış olur. Ondan sonra "Kardeşim Türk internet medyasının öğrenmesi gereken çok şey var daha!" demeye devam ederiz... Bloggler'lar da marka ile olan ilişkilerinde zan altında kalmaya devam ederler.

Türkiye'deki Siyasi Partilerin İnternet Sitesi Kullanımı Üzerine Bir Araştırma

Bu dönem Boğaziçi Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümünden mezun oluyorum. Mezun olabilmek için son dönemde bir bitirme projesi hazırlamak gerekiyor. Açık söyleyeyim, bölümde gerçekleştirilen bitirme projelerinin neredeyse yarısı "sadece bitirmek için" yapılıyor. Ben ise bölümden bir arkadaşımla birlikte başlıktan da okuduğunuz gibi Türkiye'deki Siyasi Partilerin İnterneti Kullanımı üzerine bir araştırma yapıyorum. Bu projeye Doç. Dr. Aslıhan Nasır danışmanlık yapıyor. Buna benzer bir proje bildiğimiz kadarıyla Türkiye'de daha önce yapılmadı. Dünya genelinde ise bu tip araştırmalara ABD ve İngiltere öncülük ediyor. Onların dışında ciddi araştırmalar yapılan ülkeler çok fazla değil.
Media_httpwwwscribeme_dxihy
Biz ise bu konunun öneminin farkındayız, ve ilk adımları atmak istiyoruz. Önümüzde seçimler var.. İnanıyoruz ki siyasi partiler tarafından da ciddiyetle değerlendirilecektir bu çalışmanın sonuçları. Proje kapsamında bir anket çalışmamız var. Sizden ricam bu anketi doldurmanız. Aynı zamanda ciddiyetle doldurabileceğini düşündüğünüz tanıdıklarınıza yaymanız. Anketin linki şurada: https://spreadsheets.google.com/viewform?hl=tr&formkey=dEFjQ2U3bjNlbW9hdGNyRVIwTVdkZFE6MQ Projeyle ilgili sorularınız veya yorumlarınız olursa bu yazıya yorum olarak iletmenizi bekliyorum.