Ajansların Affiliate Reklamlarına Bakışı -2

Bir önceki yazıda ajansların performans tabanlı reklamlardan niye çekindiğini yazmıştım. Ve 3 tane neden sıralamıştım. Bu yazıda bu 3 nedenin nasıl çözüleceğini ve hatta yer yer fırsata çevrileceğini yazacağım.
  1. Bu modelde bütçeler kesin değildir. Fakat risk yoksa kazanç da yoktur. Bir ajans CPM ve CPC reklamlar ile aylık gelirini sabitleştirebilir. Fakat bu gelir yeni bir reklamveren veya büyük bir yayıncıyı ağa katmadan değişmez. Oysa Affiliate modelinde bir ajansın kazancı performansına bağlıdır. Doğru reklamı doğru kitle ile buluşturulduğu an dönüşüm oranları fırlar. Dolayısıyla gelirler de. Dolayısıyla ajansın gelir artışı 3. bir partiye(yeni bir reklamveren veya yeni bir yayıncı) bağlı olmaz. Affiliate Marketing'de doğru zincirler kurulduğunda da gelir değişimleri %10dan fazla olmaz.
  2. Geleneksel reklamlarda(CPM, CPC) gelir daha fazla tahmin edilebilir. Affiliate Marketing'de genelde başlangıçta sabit bütçe yokur. Kampanya süresince ne kadar satış yapabiliyorsanız size ayrılan bütçe de o kadar olur. Dolayısıyla hiç tahmin etmediğiniz inişler ve çıkışlar gerçekleştirebilirsiniz. Bunun çözümü ise doğru reklamla doğru kitleyi bir araya getirmek. Özellikle bazı ürünler için niş kitlelere ihtiyaç duyarsınız. Bunun çözümü Yayıncı Hacmini artırmak değil, Yayıncı Çeşitliliğini artırmaktır. Bu sayede elinize gelen her türlü CPS veya CPL reklamı uygun yayıncılarınızda yayınlayabilirsiniz.
  3. Geleneksel reklam tiplerinde risk yoktur. Ama ne dedik? Risk yoksa kazanç da yok. Bu aslında ajansın kişisel tercihi. Daha ileri gitmek istiyor mu istemiyor mu? Çünkü şu bir gerçek: reklamverenler artık sizin dönüşümü olmayan CPM reklamlarınızdan sıkıldı. Bunun için kendinizi hazırlamalısnız.
Peki bakalım reklamverenler bu tür reklam tiplerine nasıl bakıyorlar? Reklamverenlerin Affiliate Reklamlarına Bakışı yazısını bekleyin.

Ajansların Affiliate Reklamlarına Bakışı -1

Çok net bir giriş yapmak istiyorum; Türkiye'deki online reklam ajansları Affiliate Reklamları pek sevmiyorlar. Hatta ileri gideyim, yer yer korkuyorlar. Performans Tabanlı Reklamlardan bir önceki yazıda bahsederken şöyle bir paragraf yazmıştım:
Peki CPM’den geri dönüş alamayıp CPC’ye yöneldiniz. Sizin reklamınıza tıklayıp sitenize her gün 1000 kişi geliyor. Fakat bu 1000 kişi sitenizde hiçbir aksiyon gerçekleştirmeden(sattığınız ürünü satın alma veya sitenize üye olma gibi..) geri gidiyor. Şimdi ne olacak?
Buradan çıkartacağınız gibi bu reklamlar Reklamveren kaynaklı reklamlardır. Diğer bir değişle, reklamverenler bu tip reklamlar için ajansları zorlarlar. Daha teknik tabirle eğer bu sektör için asıl müşteriyi Reklamveren olarak görürsek, bu reklamlar Pull değil, Push ile ortaya çıkmıştır. Online ajanslar müşterilirinin bu istekleri ile yavaş yavaş performans tabanlı reklamlar kullanmaya başladılar.
Media_httpearnfundsne_uponf
Türkiye'de de reklamverenler bu isteklerle geliyorlar. Fakat ajansların bu modele sıcak bakmamasının nedenleri var:
  1. Bu modelde bütçeler kesin değildir. Örneğin bir satış reklamı için ajans satış başına 5 TL alıyor reklamverenden. Fakat ay boyunca toplamda ne kadar satış yapacağı konusu değişken. İlk 10 gün toplamda 1000 satış, son 20 gün ise 1500 satış yaptığını varsayalım. Toplamda 2500 satış ile kapatır ayı. Fakat bu rakam tahmin edilebilir değildir. Sonraki ay, 2000 veya 3000 olabilir. Bu tip değişiklikler ajans gelirinde %20 civarında oynama yarattığı sürece bu durum ajansın gelir yönetimi için gerçekten bir sorun olur.
  2. Geleneksel reklamlarda(CPM, CPC) gelir daha fazla tahmin edilebilir. Bu reklamlarda ay başında ajansa bütçe verilir. 10.000 TL'lik gösterim bazlı reklam veya tıklama bazlı reklam gibi.. Tıklama bazlı reklamlarda tıklama ücretleri değişiklik gösterse de ay sonundaki toplam gelir %5'ten fazla değişmez (Aynı kampanyalar için.)
  3. Geleneksel reklam tiplerinde risk yoktur. Ajansın kazanacağı para, kullanıcının bir ürünü satın alıp almamasına bağlı değildir.
Bir sonraki yazıda bu 3 maddenin bir Affiliate Ajansı tarafından nasıl çözülebileceğini anlatacağım. Yani bir bakıma bu 3 madde geleneksel reklam tiplerini ajanslar için daha mantıklı gösterse de aslında hepsinin bir çözümü var. Ve bu çözümler uygulandığı zaman ajans, affiliate reklamları ile daha fazla gelir elde etme şansına sahip.

Affiliate Modelinde Reklam Tipleri

Affiliate modelini online reklamcılıktan ayıran en önemli özelliği reklam türleridir. Şu ana kadar bildiğimiz reklam türleri CPC ve CPM idi. CPM: Gösterim bazlı reklamlardır. Örneğin haber sitelerinde karşılaştığınız otomobil reklamları gibi. CPM’in anlamı Cost Per Mille, yani 1000 gösterim başına ücrettir. CPM’de 1000 gösterim bir birim kabul edilir ve fiyatlandırma bunun üzerinden yapılır. Mesela Facebook Ads’te yeni sürdürdüğüm bir reklam kampanyasında CPM maliyetim 0.07 TL. Yani Reklamımın 1000 kere gösterilmesi karşılığında Facebook’a 0.07 TL ödüyorum. CPC: Bu tip, CPM’den istediği verimi alamayan diğer bir deyişle geri dönüş alamayan markaların çoğunlukla tercih ettiği modeldir. Çünkü sizin reklamınız değil 1000 kere, milyonlarca kez sitelerde yayınlansa, kullanıcılar reklama tıklayıp sizinle bir etkileşime geçmediği sürece istediğiniz verimi alamazsınız(Brand Awareness artırma stratejisi dışında.). Dolayısıyla artık gösterim başına değil, tıklama başına para ödemek istersiniz. CPC, Cost Per Click, yani Tıklama Başına Ücret anlamına gelir. Reklamınız milyonlarca kez gösterilse bile eğer kullanıcıların hiçbiri tıklamamışsa ücret ödemezsiniz. Yine gerçekleştirdiğim Facebook kampanyasında tıklama başına ödediğim ücret 0.11 TL civarında şu anda.
Media_httpimediamixco_cqjan
Peki CPM’den geri dönüş alamayıp CPC’ye yöneldiniz. Sizin reklamınıza tıklayıp sitenize her gün 1000 kişi geliyor. Fakat bu 1000 kişi sitenizde hiçbir aksiyon gerçekleştirmeden(sattığınız ürünü satın alma veya sitenize üye olma gibi..) geri gidiyor. Şimdi ne olacak? İşte burada CPA, CPS, CPL reklamlar devreye giriyor. CPA: Aslında hem CPL’I hem de CPS’I kapsıyor. Anlamı: Cost Per Acquisition(Elde Etme Başına Ücret) veya Cost Per Action(Aksiyon Başına Ücret).  Bu modellerde kullanıcı sitenize girip sizin yapmasını istediğiniz şeyi yaptığı zaman ücret ödersiniz. CPS: CPA’in satış başına reklam tipi. Anlamı Cost Per Sale.. Yani kullanıcı sitenizden bir ürün satın alırsa ücret ödüyorsunuz. Bu model Amerika’da Amazon’un kişisel site sahiplerine sağladığı Affiliate sistemi ile yaygınlaştı. Site sahipleri Amazon’un ürünlerini sitelerine koydular. Kullanıcılar da eğer bu sitelerden Amazon’un reklamına tıklayıp Amazondan ürün satın alırlarsa, bu site sahipleri komisyonlarını aldılar Amazondan. CPL: Cost Per Lead anlamını taşır. Lead’in tam Türkçe karşılığını bilmiyorum. Ama Potansiyel müşteri gibi bir anlamı var. Yani size para kazandırma ihtimali olan müşteri.. CPL reklamları genelde üyelik, anket doldurma, form doldurma oluyor… Çoğunlukla sürecin tamamlanması için kullanıcının para harcamasına gerek kalmıyor(ürün satın almak gibi). Türkiye’de 1 sene öncesinde topu topu 5-10 tane bu modellerde reklamlar vardı. Şu anda ise 50’ye yükselmiş durumda. (Sadece kaliteli olanlardan bahsediyorum) Bu artişın sebebi reklamverenlerin bu yeni modeller ile performansı deneyimlemiş olmaları. Tahmin edebileceğiniz gibi bu yeni modellerde performans daha yüksek. Peki bu yeni modeler Türkiye’de kimin işine yarıyor? Reklamveren, ajans, yayıncı…? Sizce hangisi, neden bu yeni modellere daha sevecen bakıyor ya da bakmıyor? Bir fikriniz var mı? Cevabı diğer yazıda…

Affiliate Marketing'e Giriş

Media_httpwwwvolusion_ibdag
1 yıldan fazla süredir Berlin merkezli bir internet girişiminde(SponsorPay) Türkiye sorumlusu olarak çalışıyorum. İlk başta stajyer olarak başlayan bu görev bugünlerde tam zamanlı bir pozisyona dönmüş durumda. 15 ay önce işim gereği Türkiye'deki affiliate networkleri araştırıken aslında olmayan bir şeyi araştırdığımı fark ettim. Bu durumu paylaşınca Berlinle, şaka yaptığımı zannettiler. Bugün durum hala aynı. Türkiye'de bir Affiliate Network yok. Birkaç tane, performans tabanlı reklam portföyüne sahip performans ajansı var. O gün SponsorPay'in Türkiye portföyünde affiliate modelinde 3 adet reklam vardı sadece. Bugün ise bu rakam 40! Blogumda biraz bu konulardan bahsetmek istiyorum. Affiliate Marketing nedir, farklı modelleri nelerdir, yeni modellerde reklamlar neler, CPA-CPS-CPL tanımlarının anlamları ne, SponsorPay ne yapar, ben ne yaparım...?
15 ay önce işim gereği Türkiye'deki affiliate networkleri araştırıken aslında olmayan bir şeyi araştırdığımı fark ettim. Bu durumu paylaşınca Berlinle, şaka yaptığımı zannettiler.
Ve en önemlisi: Neden Türkiye'nin online reklam ekosistemi zorunlu olarak affiliate mantığına geçmek zorunda kalacak? Ve bu yeni ekosistemde nasıl fırsatlar yer alıyor..? Bu konularda her türlü sorularınızı bekliyorum. Yorumlarla konu daha da zenginleşecektir.