Özgürlük, Eşitlik, Demokrasi… Avrupa?
Yüzyıllardır bağırıyor Avrupa, demokrasi, özgürlük, eşitlik, uygarlık diye… Bir bakalım;
Yunanistan ekonomik çöküşün eşiğinde.
Fransa, Kuzey Afrika’lılara çektirdiklerini şimdi Paris’in arka sokaklarında kendisi çekiyor.
Almanya yaşlanıyor.
Bir zamanlar Hollanda ile birleşmeyi planlayan Belçika şimdilerde ülkeyi ayırmayı düşünüyor.
İspanya’da devlet içinde 3 devlet var.
İtalya paranoyak; başlarında estetik manyağı bir başbakanla hala günlük hesaplarla uğraşıyorlar.
Bulgaristan, Romanya, Macaristan… Yüzlerini Avrupa Birliğine dönmüş, ne koparsak kardır diyor.
Ve şimdi Avrupa, hala uygarlık, demokrasi, özgürlük beşiği olduğunu ve en üst medeniyetlerden oluştuğunu düşünüyor.
Ve bu Avrupa hala önyargılarından kurtulamamış, ten rengi koyu olanları sınırdan sokmakta tereddüt eden, “Acaba mülteci mi lan bu?” diye her gördüğü yabancıya kaçak muamelesi yapan bir zihniyete sahip.
Yani aslında, ikiyüzlülüğün daniskasını, nasıl yapıldığını gösteriyor cümle aleme.
Bakalım bu yalana daha ne kadar inanacaklar!
Not: Bu yazı Türkiye’yi övmek için değildir. Türkiye’nin bu saydığım ülkelerden daha iyi durumda olmadığı da su götürmez bir gerçektir zaten.


Sınırların olmadığı, bir Küba’lının, Irak’lının hatta bir Türk vatandaşının Paris’teki Eiffel Kulesini, New York’taki Özgürlük Heykelini günlerce, hatta aylarca belge-kağıt işleriyle uğraşmadan, oradan oraya koşturmadan görebilme hakkı… Olmalıdır. Ama yok!



