ÇiçekSepeti'nden Twitter'ın Canlı Kanlı Yanlış Kullanım Örneği

Çok uzun yazmayacağım.. Anneler günü dolayısıyla Çiçek Sepeti müşterileri epey sorun yaşadı. Sorunların temel sebebi anladığım kadarıyla çiçeklerin göründüğü gibi olmayışı, hatta soluk ve bitkin bir halde gönderilmesiydi.. (Daha öncesinde de spam maillerle ilgili bir sorun olmuştu.) Twitter'a yansıyanları buradan okuyun. Benim derdim başka.. Madem müşterinle sorun yaşıyorsun ve madem müşterinle iletişim kurman için bir Twitter hesabın var..
Media_httpafsinavcico_dyumy
  • Following hanen 0(sıfır!) olmayacak. En azından herhangi bir şekilde sorun yaşamış veya Çiçek Sepeti'ne kompliman yazmış olan müşterilerini takip etmeyi ve gerektiğinde teşekkür etmeyi gerektiğinde özür dilemeyi bileceksin.
  • Twitter hesabı açıp 2 ayda sadece 7 tweet girmeyeceksin. Bu bende "bir zamanlar açmışlar, sonra uğraşmaya tenezzül etmemişler" hissi uyandırır.
  • En önemlisi, madem Twitter hesabı var ve madem oradan "bir şeyler" yazabiliyorsun.. O halde Twitter'daki kullanıcılarını geleneksel bir iletişim olan(En azından Twitter'a göre) e-mail seçeneğine yönlendirmeyeceksin. Ya da o Twitter hesabını hiç açmayacaksın. E madem açtın, kullanamıyorsan kapatacaksın.
Yukarıdaki screenshot'tan görebilirsiniz, Çiçek Sepeti'nin Twitter'ı kullanım yönteminin ne kadar dahiyane olduğunu. Twitter'dan iletişim kurmak yerine oradaki insanlar sorunlarını çözmeleri için bir e-mail adresine yönlendiriyorlar.. Hmm, Twitter ile bunu yapmak hiç aklıma gelmemişti doğrusu.

"Geberit" Markası ile Türkiye Pazarına Girmek

Media_httpafsinavcico_cbhkd
Pek çok yerde karşılaşıyorum. Ve çoğunlukla bu yerler oteller ya da restoranlar oluyor. Ve her zaman da dikkatimi çekiyor. Ve her zaman aynı soruyu soruyorum kendime; "Geberit" markasıyla Türkiye pazarında ürün satmaya çalışılır mı? İsviçre merkezli GEBERIT, kendi deyimleriyle sıhhi tesisat ve borulama alanlarında çalışıyor. Ama siz bu markayı çoğunlukla pisuvarlarda, klozetlerde, banyolarda görebilirsiniz...Ben hep pisuvarlarda görüyorum:) İtiraf ediyorum, bu markayı her gördüğümde "Geber it!" şeklinde bir çağrışım yapıyor beynim. Sonra da diyorum ki "bu çağrışımı yapabilen bir markayla nasıl ürün satarsınız? Demek ki satılıyormuş işte, demek ki satacağınız ürünün ismi o kadar da önemli değilmiş. Tamam isim önemli ama; "o kadar" önemli değilmiş. "O kadar da ne kadar?" Şöyle ki; daha önce bir ürüne isim aramışlığım, bunun için "beyin fırtınası" toplantılarına katılmışlığım var. Bu ortamlarda çıkan isimler hep didik didik edilmişti. "Bunu ters çevirirsen şöyle olur", "Bu, şu olayı hatırlatmıyor mu?", "Bu isim biraz politik değil mi?"... Fakat biz zannediyoruz ki isim, ürünün imajını şekillendiriyor. Aslında hayır; ürün, ismin müşteride bıraktığı etkiyi, imajı şekillendiriyor. Etrafımdaki insanlara sorduğumda 10 kişiden 3 tanesi, "'Geberit' ismi ile Türkiye pazarına girerim." dedi. Denilebilir ki Geberit firmanın ismi, sadece ürünün ismi değil. Yani değiştirilmesi pek de söz konusu olamaz sadece bir pazar için. İlk bakışta öyle ama... Uzakdoğu markalarının marka imajı uğruna Amerika'da farklı isimler adı altında araba sattığını biliyoruz. Arabayı satın alan Amerikalı, o arabanın Toyota'yla aynı fabrikada yapıldığını bilmiyor bile. Yani bu öyle pek de düşünülemeyecek bir ihtimal değil, farklı isim altında aynı ürünü satmak.. Siz olsaydınız bu ismi kullanır mıydınız? Türkiye pazarına girerken..

Media_httpafsinavcico_fsjyc