Satış ve Pazarlama Kitapları Yalan mı?

Dün bir kitap okumaya başladım. Jeffrey Gitomer’in yazdığı Satışın Küçük Kırmızı Kitabı. Kitabın ilk sayfalarında fark ettim ki aslında çok da farklı, inanılmaz şeyler söylemiyor bu kitap. Umarım ilerki sayfalarda bu fikrimi değiştirrim.

Pazarlama ve Satışın yükselmesiyle birlikte bu konularda içerik enflasyonu yaşanmaya başladı. Ama bu içeriklerin işe yarar olduğunu düşünümüyorum. Satışın Küçük Kırmızı Kitabı isimli kitapta ve bu tür diğer binlerce yayınlarda anlatılanlar çok farklı şeyler değil. Bir nevi Amerika’yı yeniden keşfetmek olarak görüyorum ben. Çünkü aptala anlatır gibi aynı şeyi onlarca kez farklı şekillerde anlatıyorlar bu kitaplarda. Bunun yerine Kottler’in okullarda okutulan Pazarlama ders kitabını okusam daha iyi düşünüyorum.

Yararlı içerik yok mu?

Elbette var. Fakat bulması zor. Bir kere şunu düşünüyorum; bu kitap size nasıl daha iyi satış yapabileceğinizi anlatıyor. Yani üründen çok, yönteminize ve ilişkilerinize odaklanarak satışınızı artırabileceğinizi söylüyor. Eğer kitabın da bu şekilde bana satıldığını düşünürsem, ki bu yayınevinden yola çıkıp reklamlarla, promosyonlarla, efsanelerle bana gelene kadarki süreyi kapsar, aslında ben de bu satış mucizesine kanmışım gibi hissediyorum. 

Bu sebeple kaliteli içeriğin bu tip “Nasıl yaparsınız?”, “Nasıl satışınızı artırırsınız?” kitaplarında değil, “Nasıl yaptık?” kitablarında olduğunu düşünüyorum. Çünkü Pazarlama ve Satış kitapları çoğunlukla yapmanız gerekenleri anlatır: “İşinizi sevin, ürünüze inanın, sonuç odaklı çalışın, network yapın, markete gidin, gözlemleyin…” o kadar çok öğüt var ki..

Oysa deneyim dinlemek daha yararlı. Nitekim o deneyimlerden kendimize çıkarım yapmak daha işe yarayabilir. Böylece satış ve pazarlamanın lokum gibi yiyerek öğrenilmeyeceğini, deneyerek, deneyenleri dinleyerek, nasıl denediklerini bilerek öğrenilmesi gerektiğini anlarız.