Google geçen hafta 2009 yılında en fazla aranan kelimeleri yayınladı. Bu raporda sadece en fazla arananlar değil, en hızlı yükselenler de vardı. İşte o Fastest Growing listesinde uluslarasında pek anlaşılmayan bir kelime vardı; Sanalika.
Fastest Rising (Global)
- michael jackson
- facebook
- tuenti
- twitter
- sanalika
- new moon
- lady gaga
- windows 7
- dantri.com.vn
- torpedo gratis
Görüldüğü gibi Sanalika 5. sırada. Sanalika’yı merak edip de hakkında yazı yazan ilk global odak TechCrunch oldu. Yazıya
şuradan erişebilirsiniz. Yazıda Sanalika’nın ne olduğundan bahsedilmiş. Sanaika bir sanal dünya. Bu dünyada bir karakter yaratıp yaşamaya başlıyorsunuz. Bir nevi SecondLife.. Fakat browser üzerinden gerçekleşiyor her şey.
Bu haberde dikkat çekmek istediğim iki nokta var. Birincisi Sanalika’nın nasıl bu listeye girebildiğiyle ilgili açıklama. TechCrunch’a göre bunun sen büyük sebebi Türkiye’de internet kullanıcılarının bir websitesine girmeden önce bunu Google’da aratıp çıkan ilk sonuca tıklamaları. Hatta bu sebeple pek çok kişi yanlışlıkla Facebook’la ilgili haberlere gidebiliyor.(Google’da arattığınız şeyle ilgili haberler varsa bunlar ilk sırada ayrı bir bölüm olarak çıkıyor karşınıza.) Bu bariz bir gerçek. Benim de gerçekten anlayamadığım bir nokta olmuştur bu. www.abc.com mantığı Türkiye’de pek işlemiyor anlaşılan. Google, Türklerin internete açılan kapısı olarak çalışıyor.

Bu konuyla ilgili habere yapılan ilk yorum dikkat çekici,
Emma Kane isimli bir arkadaş “Someone should tell them about bookmarks..” demiş. Doğru da laf etmiş. Ardından
captain awesome isimli bir arkadaş da “Bookmarks and order are for wimpy librarian types. A real man uses Google for even searching for his slippers.” Bu yorumu gördükten sonra
demek ki Google sadece Türklerin internete açılan kapısı değilmiş diye düşündüm.
Fakat tüm bunlara rağmen Sanalika’nın bu listede olması bana yine de garip geliyor. Çünkü bu mantıkla, örneğin en fazla ziyaret edilen Türkçe websitesi olan Hürriyet.com.tr’nin bu listede olması gerekmez miydi? İşte burada ikinci noktadan bahsetmek istiyorum. Aslında yine habere yapılan yorumlar arasından anlaşılabilir bu nokta; Continue reading…