- Posts tagged facebook
- Explore facebook on posterous
Shopping Fest Üzerinden Prim Yapmak
Hepinizin bildiği gibi, Shopping Fest geçtiğimiz ay sona erdi. 40 gün süren bu organizasyon bu sene İstanbul'da ilk defa yapıldı. Ne kadar başarılı olduğu konusunda herkesin şüphesi var. Fakat ilk defa yapıldığı için de bunu pek sorgulamamak lazım. Kolay bir organizasyon değildi çünkü. Özellikle Pazarlama ve İstanbul Shopping Fest markasının yaratılması konusunda daha ciddi zamanın geçmesi gerek; 3.sünün, 4.sünün yapılması gerek.
İstanbul Shopping Fest'in Sosyal Medya Pazarlama İletişimini Tick Tack Boom BoomAd yürüttü. Bu işi emin olmamakla beraber siteyi yapan Nexum'un Tick Tack Boom'a BoomAd'e pasladığını duydum. Bu çok normal. Yani ajanslar arasında outsource yapmak. Fakat fikriniz var mı, TTB BoomAd bu işi nasıl yönetti?
Ara paragraf eklemek istiyorum; bazen mevcut durumu fırsata çevirmek veya olası fırsatlardan yararlanmak, bize göründüğü gibi olmayabilir gerçekte. Yani, biz durumu fırsat olarak görürüz ve kullanırız. Fakat etik çerçevesini sorgulamayız. Oysa dışarıdan bakıldığında bu, manipülasyon olarak görülebilir. Şimdi soruyorum: ajansların yönettiği marka-organizasyon sayfaları ajansların malı mıdır? Ajanslar bu sayfalar üzerinden başka kazançlar elde edebilirler mi?
Şimdi anlatacağım da bana göre, TTB'un BoomAd'in kendi düşüncesinde fırsattan yararlanma, bana göre ise manipülasyon. İstanbul Shopping Fest'in Facebook sayfasında son zamanlarda, özellikle organizasyonun sonlanmasından itibaren, organizasyonla pek de alakası olmayan bir sitenin reklamını görüyorum. Sayfa yöneticisi tarafından ciddi anlamda Delikupon.com isimli grup satın alma sitesinin reklamı yapılıyor. İşin garibi bu reklam muhtemelen bir anlaşma dahilinde gerçekleşiyor. Şu sayfada BoomAd tarafından Shopping Fest sayfalarındaki reklam ücretleri açıklanmış.
Aslında her şey yasal olabilir. Bakanlık Tick Tack Boom'a BoomAd'e veya Nexuma şunu demiş olabilir: "Yönettiğiniz mecralardaki reklam gelirleri size ait. İstediğiniz gibi satın." Ve sonrasında ajans da diğer markalara Banner veya İçerik Girişi olarak reklam satmış olabilir. Benim sorguladığım yasal veya izinli olması değil, bunun ne kadar doğru olduğu. Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim: Bakanlığın böyle bir şey demiş olması çok zor geliyor. Organizasyonun tanıtımından Kültür ve Turizm Bakanlığının Tanıtım Başkanlığı sorumlu.
Düzeltme: Yazıda BoomAd ve TickTackBoom arasında bir karışıklık vardı. TTB'a karışıklıktan dolayı özür borçluyum. Gerekli düzeltmeler gerçekleştirildi.
Aşağıda Facebook sayfasında yapılan reklamları görebilirsiniz:
İşyerinde Verimlilik
Çalıştığınız ofiste verimliliğinizi etkileyen yüzlerce faktör var; çevresel - dönemsel - kişisel.. Ama bugün en önemlisinin kişinin psikolojisi olduğunu fark ettim. Psikolojinin seyrinde o veya bu sebepten dolayı bir negatiflik varsa, Google veya Facebook ofisinde dahi bu kafayla verimlilikten bahsetmek mümkün değil.
Bu sebeple işyerlerinin en önemli amaçlarından biri çalışanın Mood'unu en üst seviyede tutmak için bir şeyler yapmak olmalıdır. Neler yapılabileceği hayal gücüyle sınırlı, ama zaten aşmış şirketlerdeki İK'cı arkadaşlar zaten artık özlük dosyalarıyla değil, bunlarla uğraşıyorlar.
Daha önce ise iş yerlerinde günde 8-9 saatlik parçalı çalışmaktansa 5 saat yoğun ve agresif bir çalışma tercih edilebilir diye düşünüyordum. Bu düşüncem hala geçerli, pratikte olur mu bilmem.
İki Adet Online Platform Fikri
Çok kısa bir süre sonra ChatterboxTr'de Erdem Yurdanur'la yaptığım röportajı yayınlayacağım. Erdem Bey bu röportajda bir konudan bahsetmişti; dikey online platformların artacağı ve başarıya ulaşacağını söylemişti. Yani sadece iPhone App geliştiricilerin ya da bu konuya ilgi duyanların veya sadece diş hekimlerinin bulunduğu online-sosyal platformlar...
Ben de bu fikrin geçerliliğine çok inanıyorum. Bu doğrultuda işe yarayabileceğini düşündüğüm iki adet online platform fikrinden bahsetmek istiyorum:
1.si iPhone, Android, Ovi kullanıcıları için. Artık yerel geliştiriciler de çok güzel uygulamalar yayınlamaya başladılar. Fakat bu uygulamaları kapsamlı şekilde inceleyen bir Türkçe platform yok(varsa bilgisizliğimi mazur görün. Ya da görmeyin, mail atın bana, burada günah çıkarayım). Türkçe mobil uygulamaları inceleyecek, mobil uygulama geliştiricileri için bir platform görevi görecek bir websitesinden bahsediyorum.
2.si de çoğunlukla Facebook'la alakalı. Vadi Efe'nin şu yazısındaki son cümle de bu fikri destekliyor bence:
Ülkemizde sosyal oyun pazarı üzerine yatırım yapılması ve yoğun olarak yerel projeler geliştirilmesi gerektiğine inanıyorum.InsideFacebook'u bilirsiniz. Facebook'la ilgili her türlü haberi bulabileceğiniz bir platform. Facebook'u dünyada en fazla kullanan 3. ülke olduğumuzu düşünürseniz böyle bir sitenin Türkçe olarak yapılmaması eksiklik. Hatta ben bunu daha da spesifikleştirmek istiyorum. Direkt olarak Sosyal Ağlardaki(çoğunlukla Facebook) uygulamaları inceleyecek, eleştirecek, bu uygulama geliştiricilerine destek sağlayacak bir platform. Önümüzdeki 3-6 aylık süre içerisinde Türkiye'deki Facebook uygulama pazarı çok hareketlenecek.(Hatta şimdiden bunun ışıklarını görebilirsiniz: FunMall). Dolayısıyla birilerinin bu uygulamaları tek bir noktada haber yapması, incelemesi, duyurması gerekiyor Buna benzer dikeylemesine siteler yurtdışında gayet başarılı trafik elde ediyorlar. Bunun yanında ilgilendikleri alanların hızla gelişmesine katkıda bulunuyorlar. Ülkemizde de bu tip dikey inceleme-haber platformlarına çok ihtiyacımız var.
2010 İçin 6 Sosyal Medya Trendi
Geçenlerde Harvard Business Review Blogunda yayınlanan David Armano'nun "2010 yılındaki 6 Sosyal Medya Trendi" başlıklı yazısını okumuştum. Bu 6 trendi şöyle belirlemiş;
1- Sosyal Medya Daha Az Sosyal Görünmeye Başlıyor (Social media begins to look less social)
Sosyal Medya kullanımı inanılmaz hızlarla artıyor. Bunu artık kanıtlamaya gerek yok. Facebook, Twitter, FriendFeed, Youtube gibi araçların büyüme hızları ortada. Ve artık sadece profesyoneller değil, bu tip işlerle alakası olmayan insanlar da sosyal medyanın bir parçası haline gelmeye başladılar. Bunun sonucunda arkadaş listeleri genişliyor, Sosyal Medya'nın hacmi artıyor.
Sosyalleşmek insan ilişkilerinin artmasıyla doğru orantılıdır. Fakat bu hacim artışı sonucu artık listelerimizi temizliyoruz. Facebook'taki arkadaşlarımızı ayıklıyoruz. Twitter'da listeler oluşturuyoruz. Ve ne oluyor? Sosyal Medya bizi daha az sosyalleşmeye itiyor. Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta; bu sosyalliğin kalitesi!










