- Posts tagged Agenda
- Explore Agenda on posterous
Müşteri kimdir?
Daha önce Uğur Hoca sormuştu; bir gazetenin müşterisi kimdir? diye... İlk akla gelen okuyucu. Fakat gazete parayı nerden kazanıyor? Çoğunlukla reklamverenden. Dolayısıyla bir gazetenin asıl müşterisi reklamverendir.
Gerçekten de öyle mi? Müşteriniz, para kazandığınız kişi mi?
Öncelikler her zaman vardır fakat herkes müşteridir. Parayı veren kişi, parayı verdiğiniz kişi, çalışan, çaycı ve hatta mal sahibiniz.
Hepsiyle müşteri hassasiyetinde çalışmak mümkün değil belki. Ama hepsiyle bir şekilde çalışmanız mecburi.
İşte İş Aramak
Çoğu şirkette Facebook, Friendfeed, Twitter yasak.. Kimileri bunu doğru buluyor, kimisi de özgürlüklerin kısıtlanması olarak bakıyor.
Ben bu konuya girmeyeceğim. Çok çetrefilli. Onun yerine çalışanlara uygulanan Kariyer Engellemesinden bahsetmek istiyorum.
Geçenlerde 3 büyük telekominikasyon şirketinde çalışan bir arkadaşım görevi gereği kendi şirketinin sitesindeki kariyer sayfasına giriyor, iş ilanlarını kontrol etmek için. Fakat şirketin iş ilanlarını göremiyor. Sayfa Job Search filtresine takılıyor.
Çalışanın sosyal medyada zaman geçirip verimliliğini düşürmesini geçtik.. Şirket diyor ki, ¨Benim sana para ödediğim zaman içinde iş arayamazsın! Kariyer sitelerine göz atamazsın!¨
Konuyu HR uzmanı olan İpek Aral Kişioğlu'na da açtım. Görüşlerini merak ettim:
Çok ilkel bir davranış elbette. İş arayacak olan zaten "arar". Diğer taraftan burada şirket biraz da çalışanına mesaj vermek istemiş olabilir: Hem benim ofisimde oturup, benim kaynaklarımı kullanıp, bir de benim sana verdiğim bilgisayar ile iş arayamazsın. İş arayacaksan git evinde ara. Benim senden kiraladığım vakti kullanma. Ben esprili bir yaklaşım da görüyorum açıkçası :)Siz ne düşünüyorsunuz?
Odak Kaybetmek
Bu yazıyı Ahmet Kırtok'un yazdığı Odak Sorunu'na ithafen yazıyorum aslında. Kırtok önce Odak sorunun internet sektöründe çalışan bir insan için ne anlama geldiğinden ve sonra da kendi odak sorunlarından bahsetmiş.
Yazıyı okuyunca şunu fark ettim: Odak Sorunu internetle uğraşan herkes için çok ciddi bir problem. Eğer bir sanayi şirketinde üretim yapıyor olsaydık, dikkatimizin dağılması bu kadar mümkün olmayabilirdi. İnternette ise dikkat dağıtacak o kadar element var ki..
Özellikle sosyal iletişim araçları buna çok fazla sebep oluyor. Sonrasında da RSS okuyucumuz. Bazen insanın içinden hiçbir şey yapmak gelmiyor. Çünkü bu bilgi bombardımanında yoruluyoruz. Heyecanımızı ve motivasyonumuzu hep üst düzeyde tutmak imkansız.
Odak sorunu yaşadığınızda önüne geçebiliyor musunuz? Ben bazı zamanlarda başarıyorum bunu. Çözümüm şu; yapmam gereken işten çok alakasız bir şeyle uğraşmak:
- Film - Dizi izlemek
- Kitap okumak
- Dışarıya bir kahve - çay içmek için çıkmak
- Müzik arşivimle uğraşmak
Affiliate Nedir?
Daha önce Affiliate Marketing'e Giriş konulu bir yazı yazmıştım. Türkiye'de son 1 yıldır bu konu üzerine ciddi şekilde eğiliyorum. Ve henüz oluşmamış bir pazarın nasıl yavaş yavaş olgunlaştığına şahit oluyorum.
Affiliate Marketing'in en önemli unsuru Affiliate'tir. Affiliate, bazen aksiyon bazlı reklamın yayınlandığı son yayıncı, bazen de bu aksiyon bazlı reklamları kaynaktan alıp(örneğin affiliate network) kendi yayıncılarına dağıtan aracıya verilen isimdir. Türkiye'de henüz Middle Man denilen aracıların (profesyonel anlamda) oluşmaması nedeniyle biz reklamı yayınlayan organlara(trafik sahibi websiteleri) affiliate diyebiliriz.
Yani diğer bir deyişle yayıncılara(publisher) affiliate denilebilir. Yalnız bir yayıncının affiliate olarak nitelendirilmesi için affiliate marketing'e uygun reklamlar yayınlaması gerekiyor.(CPA, CPL gibi.. Bu reklam tiplerine daha sonra değineceğim)
Affiliate Marketing'in en önemli unsuru Affiliate'tir. Affiliate, bazen aksiyon bazlı reklamın yayınlandığı son yayıncı, bazen de bu aksiyon bazlı reklamları kaynaktan alıp(örneğin affiliate network) kendi yayıncılarına dağıtan aracıya verilen isimdir.Türkiye'de reklamdan gelir elde edebilen yayıncılar(Günlük en az 1000 tekil kullanıcıya sahip olanlardan bahsediyorum) çoğunlukla affiliate olmayı tercih etmiyorlar. Bunun sebebi, yayınlamak istedikleri reklamlar genelde CPC(tıklama bazlı), CPM(gösterim bazlı) reklamlar oluyor. Yani tipik, sıradan bir yayıncıdan bahsediyorum. Peki Türkiye'deki site sahipleri neden affiliate modellerine sıcak bakmıyorlar? Bu çok kritik bir soru. Buna da daha sonra değineceğim. Bir sonraki yazının konusu Affiliate modeline uygun reklam tipleri olacak. Affiliate Marketing için en can alıcı konulardan biri diyebiliriz.
Affiliate Marketing'e Giriş
1 yıldan fazla süredir Berlin merkezli bir internet girişiminde(SponsorPay) Türkiye sorumlusu olarak çalışıyorum. İlk başta stajyer olarak başlayan bu görev bugünlerde tam zamanlı bir pozisyona dönmüş durumda.
15 ay önce işim gereği Türkiye'deki affiliate networkleri araştırıken aslında olmayan bir şeyi araştırdığımı fark ettim. Bu durumu paylaşınca Berlinle, şaka yaptığımı zannettiler. Bugün durum hala aynı. Türkiye'de bir Affiliate Network yok. Birkaç tane, performans tabanlı reklam portföyüne sahip performans ajansı var.
O gün SponsorPay'in Türkiye portföyünde affiliate modelinde 3 adet reklam vardı sadece. Bugün ise bu rakam 40!
Blogumda biraz bu konulardan bahsetmek istiyorum. Affiliate Marketing nedir, farklı modelleri nelerdir, yeni modellerde reklamlar neler, CPA-CPS-CPL tanımlarının anlamları ne, SponsorPay ne yapar, ben ne yaparım...?
15 ay önce işim gereği Türkiye'deki affiliate networkleri araştırıken aslında olmayan bir şeyi araştırdığımı fark ettim. Bu durumu paylaşınca Berlinle, şaka yaptığımı zannettiler.Ve en önemlisi: Neden Türkiye'nin online reklam ekosistemi zorunlu olarak affiliate mantığına geçmek zorunda kalacak? Ve bu yeni ekosistemde nasıl fırsatlar yer alıyor..? Bu konularda her türlü sorularınızı bekliyorum. Yorumlarla konu daha da zenginleşecektir.
Türkiye'de İnternet Sektöründe 29 Eylül Bir Dönüm Noktası Sayılabilir mi?
Dün kişisel bir proje için Cem Sertoğlu ile konuşma fırsatım oldu. Kendisi Grupanya'nın yatırımcılarından.
Grupanya da dahil olmak üzere Türkiye'deki tüm grup satınalma ve private shopping sitelerini hem müşteri olarak hem de bir internet profesyoneli olarak takip ediyorum. Zaman zaman gerçekleşen satışların hacimleriyle ilgili bilgim oluyor.
Dün Cem Bey, Grupanya için ve hatta internet pazarımız için yeni bir sayfa açıldığından bahsetti. Bunun sebebi Grupanya'da satışa sunulan Turkuazoo kampanyası. Gün sonu itibariyle 17040 adet kupon satılmış. Şu ana kadar Türkiye'de organik olarak(1 tlye sinema biletlerini ayrı tutuyorum) satılan maksimum kupon sayısı 4500 civarında ve yine Grupanya'ya ait.
Bu ne anlama geliyor?
Rakamsal olarak baktığımızda bugünkü kampanya çok büyük bir sıçramanın ifadesi.
Türkiye'de online alışveriş trendi artıyor.. Hızla artıyor. İvme çok kuvvetli.
Ben de yakında bu ivme ile beslenecek ve aynı zamanda bu ivmeyi güçlendirecek kişisel bir projeyi açıklayacağım.
İşyerinde Verimlilik
Çalıştığınız ofiste verimliliğinizi etkileyen yüzlerce faktör var; çevresel - dönemsel - kişisel.. Ama bugün en önemlisinin kişinin psikolojisi olduğunu fark ettim. Psikolojinin seyrinde o veya bu sebepten dolayı bir negatiflik varsa, Google veya Facebook ofisinde dahi bu kafayla verimlilikten bahsetmek mümkün değil.
Bu sebeple işyerlerinin en önemli amaçlarından biri çalışanın Mood'unu en üst seviyede tutmak için bir şeyler yapmak olmalıdır. Neler yapılabileceği hayal gücüyle sınırlı, ama zaten aşmış şirketlerdeki İK'cı arkadaşlar zaten artık özlük dosyalarıyla değil, bunlarla uğraşıyorlar.
Daha önce ise iş yerlerinde günde 8-9 saatlik parçalı çalışmaktansa 5 saat yoğun ve agresif bir çalışma tercih edilebilir diye düşünüyordum. Bu düşüncem hala geçerli, pratikte olur mu bilmem.
Boğaziçi Üniversitesi’nde Mayıs Etkinlikleri II
Etkinliklerin bir kısmından ilk yazıda bahsetmiştim.
İkinci kısımda ise Leman Sam konseri ve Sports Fest'ten bahsedeceğim.
Leman Sam Konseri
Güney Kampüs Otoparkında gerçekleşecek olan konseri ben de sabırsızlıkla bekliyorum doğrusu. Boğaziçi Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Kulübü ile Kadir Has Üniversitesi Mühendislik Kulübü'nün düzenlediği konserin tüm gelirleri Yatılı İlköğretim Bölge Okulları'nda okuyan köy çocuklarının eğitimine katkı sağlamak için kullanılacak. Bilet ücretleri, Öğrenci: 10, Tam: 20. Kapıda alınan biletler ise 5 tl zamlı. Konserin başlama saati 19:30 görünüyor.Konser hakkında daha fazla bilgi için: http://www.facebook.com/event.php?eid=112888538728809Sports Fest
Sports Fest Boğaziçi Üniversitesi Spor Kurlu tarafından her sene düzenlenen geleneksel bir spor festivali. Bu yıl 30.su düzenleniyor. 21 Mayıs Cuma: Kenan Doğulu & Bora Uzer, Güney Kampüs Otoparkı. Konserin Facebook linki şurada. 22 Mayıs Cumartesi: Cumartesi günü her Sports Fest'te olduğu gibi bu sene de Feribot Partisi var. Ferry Party gerçekten de şahane oluyor, benden söylemesi :) 23 Mayıs Pazar: Festivalin kapanış gününde Now or Never Party var. Ama henüz detaylar net değil. Şuradan takip edebilirsiniz.ChatterboxTR Bu Yılda da Derecede!
Hatırlarsınız belki geçen yıl ChatterboxTr İş Dünyası kategorisinde en iyi blog seçilmişti. Bu sene de ChatterboxTr ve Afsinavci.Com.Tr ile Blog Ödülleri'ne katıldım. Afsinavci.Com.Tr kategorisinde(kişisel bloglar) ilk 5'e ne yazık ki giremedi. ChatterboxTr ise yine İş Dünyası Kategorisinde ilk 3'e kalarak süreklilik açısından güzel bir işaret verdi.
Geçen sene 1. seçilen ChatterboxTr bu yıl aynı kategoride 3. oldu. Bu sene Blog Ödüllerinde geçen yıldan farklı olarak halk oylamasının yanında Jüri de vardı. Halk oylaması ile ilk 5'e kalan bloglar jüri değerlendirmesi ile ilk 3'e girdiler. Bana sorarsanız bu seneki 3.lük, geçen yılki 1.likten daha önemli.. Bunun birkaç sebebi var:
- Öncelikle Jüri'nin ilk 5 blog arasından ChatterboxTR'yi ilk 3'e layık görmesi çok önemli. Jüride gerçekten çok değerli isimler var.
- Bunun yanında bu senenin 1. ve 2. blogları gerçekten çok güçlü. Geliştrend ve Kaynağım İnsan'ın ardından 3. olmak güzl bir onur. Geçen yıl bu kategori bu kadar güçlü blogları barındırmıyordu. Bu sene ise kategorinin daha profesyonelleştirildiğini görüyorum.
Boğaziçi Üniversitesi'nde Mayıs Etkinlikleri I
2005 yılının Eylül ayında başladığım güzel bir yolculuk çok büyük bir aksilik çıkmazsa önümüzdeki Haziran ayında sonlanıyor.. Boğaziçi Üniversitesi'ndeki aktif hayatım sona eriyor. Bu yazıyı yazmamın sebebi bu güzel 5 yılı yad etmek veya anlatmak değil. Burada geçireceğim son baharda gerçekleşecek olan aktivitelerden bahsetmek istiyorum.
Yanlışım varsa bilen biri beni düzeltsin, sanırım Boğaziçi'nde gördüğüm en aktif bahar bu bahar olacak..






